şarkısal yaklaşımlar...


şartlı refleks! 
ben şartlanmadım diyen sadece bunun farkında değildir, ya da bunun farkına vardığında duyacağı rahatsızlıktan kaçmak için durur olduğu yerde.. ne de olsa bizler en yüksek seviyelere layık bir varlık soyuyuz.. basit mekanizmalarla açıklanamamamız lazım... o zaman mekanizmaları mı karmaşıklaştırmalı yoksa? kendimizi içinde hissettiğimiz bütün "mekanizmaları" daha da karmaşıklaştırdıkça daha mı iyi hisseceğiz sanıyoruz..? yaşasın karmaşık insan ilişkileri.. bir yandan basitleşiyoruz bir yandan basitlikten kaçıyoruz cümleten... biz..

"Bazen bir müzik çalar bazen bir dalga sesi
Bazen ilgisiz bir şey, hatırlatıyor seni"

ayrılığın acısına acı katandır bu hatırlatan ilgisiz şeyler.. birliktelikle birlikte birbiri ardına gelmiş bazı şeyler ardından geleni bulamadığında ezer insanı.. 
farkına varmak, ya da farkına varmaya çalışmak.. ince ince dönüm noktalarını bulup izlediği yolu takip etmek... hepsini ortaya çıkarmak.. ortaya çıkanları ayıklamak, benimsemek ya da yok etmek..
gerek...

şartlı refleks şarkısını çok sevdiğini söylüyor ilhan irem.. yaşamı sadece bir şartlanmadan ibaret olanları anlatıyor.. düşünmemeyi tercih edenlerden bahsediyor... "Yaşamak nedir sence? Yemek, içmek, sevgi, seks
Hayat değil seninki, şartlı refleks" yemek, içmek, sevgi, seks.. hepsi belli durumlarda ihtiyacı ortaya çıktığı sürece aranacak, aksi takdirde pek de yer kaplamayacak düşüncede.. gerektiğinde sadece..  bunların etrafında yaşıyoruz... başka bir derdimiz geçekten yok... 

"biz değiliz sanki başkası, başkaları..."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

"strangers passing in the street by chance two seperate glances meet.. i am you and what i see is me.."